İŞLETMELERDE KAİZEN YÖNETİMİ

Kaizen terim olarak Japonca da kai (değişim) ve zen (iyi) kelimelerinin birleşiminden oluşmakta olup sürekli iyileştirme anlamına gelmektedir. Kaizen denilince hemen akla büyük değişimler gelmemelidir. Aksine kaizen küçük adımlarla sürekli gelişmeyi amaçlamaktadır.

İŞLETMELERDE KAİZEN YÖNETİMİ

Kaizen terim olarak Japonca da kai (değişim) ve zen (iyi) kelimelerinin birleşiminden oluşmakta olup sürekli iyileştirme anlamına gelmektedir. Kaizen denilince hemen akla büyük değişimler gelmemelidir. Aksine kaizen küçük adımlarla sürekli gelişmeyi amaçlamaktadır.
Kaizen sadece iş hayatıyla ilgili olmayıp bir hayat felsefesidir. Öyle ki alış verişte, evde, eğlencede kısaca günlük hayattaki her anımızda etkilidir.
Japonya coğrafik konumu itibariyle doğal kaynaklar açısından sınırlı ülkelerdendir.  Bununla birlikte deprem bölgesinde yer alıyor olması ve ABD tarafından atılan atom bombası bir diğer sorundur. Atom bombasının o bölgedeki etkileri halen daha devam etmektedir. Bu felsefenin doğuşu ise 2. Dünya Savaşı sonrasına uzanmaktadır. Öyle ki savaş sonrası yaşanılan ekonomik çöküntüden gösterilen mücadele ile tekrardan yükselişe geçmiştir.  O sıkıntılı süreçte gösterilen mücadelenin temelinde kaizen kavramı yer almaktadır. 1950’li yıllarda kalitesiz ve batı taklitçiliği yaparak ortaya çıkan ürünler kaizen kavramının Japon toplumunda her kabul edilmesiyle kalite seviyesi yükselmiştir. Öyle ki batıya kalite stratejilerini satma noktasına getirmiştir.

Kaizen yönetim felsefesidir. Sürece öncelik tanıyan bir yönetim tarzını ele almaktadır. Bu yüzden sonuçların beklentileri karşılayabilmesi için sürecin iyileştirilmesi gerekmektedir. Toplam kalite anlayışı içerisinde büyük bir öneme sahip olan kaizen Japon yönetim anlayışı içerisinde büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte yönetimde iki ana unsur vardır. Koruma ve iyileştirme. Koruma, yönetimsel olarak süreçlerin mevcut standartların korumasını anlatırken iyileştirme mevcut standartların iyileştirilmesine yönelik faaliyetleri kapsamaktadır.


 Bu yönetim felsefesini ortaya koyan kişi Masaaki Imai’dir. Masaaki İmai kaizen için başlıca şu stratejileri önermektedir( İmai, 1997; Aktan ,2000):

  1. Üst Yönetim İçin Kaizen Stratejisi:
  • Kaizen’i bir şirket stratejisi olarak görülmelidir.
  • Bu strateji için gerekli kaynakları sağlamalıdır.
  • Organizasyonda sistemleri, prosedürleri ve yapıları kırarak kaizen stratejisinin amaçlarını oluşturmaya çalışmalıdır.
  1. Orta Düzeydeki Yöneticiler İçin Kaizen Stratejisi:
  • Üst yönetim tarafından belirlenen kaizen amaçlarını gerçekleştirmeyi hedeflemektedir.
  • Standartları oluşturur, korur ve iyileştirir.
  • Çalışanların kaizen stratejisini kavramaya çalışmalıdır.
  • Çalışanların organizasyon içerisinde problem çözme konusunda bilgi ve becerilerini arttırmayı amaçlamalıdırlar.
  1. Bölüm Şefleri8 Amirleri) İçin Kaizen Stratejisi:
  • Kaizen stratejisinin başarıyla uygulanması için çalışanlara rehberlik etmelidir.
  • Çalışanlarla arasındaki iletişimi geliştirmeli ve organizasyon içerisinde yüksek moral kazanılmasını sağlamaya çalışmalıdır.
  • Organizasyonda sürekli gelişmenin sağlanması için Kalite Çemberleri oluşturulmasını sağlamalı, bu gruplar içerisinde çalışanların desteklenmeli ve bireysel öneri sistemlerine katkıda bulunmalıdırlar.
  • Disiplini sağlamalıdırlar.

 

 

  1. Çalışanlar İçin Kaizen Stratejisi:
  • Kaizen stratejisine, grup toplantılarına ve öneri sistemine katkıda bulunarak destek olmalıdırlar.
  • Birden fazla işçinin çalıştığı işlerde, tek bir kişiye ait olmayan alanlara da dikkat etmeli, gerektiğinde resmi görev tanımlarının dışında olsa bile bazı işlerin ucundan tutmalıdırlar.
  • Disiplinli olarak çalışmalıdırlar.
  • Bilgi ve becerilerini sürekli geliştirmelidirler.
  • Çapraz eğitim faaliyetlerine katılarak yetenek ve tecrübelerini geliştirmelidirler.

Söz konusu stratejiler sayesinde birçok başarılı çalışmalar yapılmış ve birbirinden farklı sektörlerde bundan olumlu etkilenmiştir. Kaizenin problem çözme noktasında ise 7 temel prensibi vardır. Bunlar:

  1. Problemi kabul edin.
  2. Çok para gerektirmeyen projeleri seçin.
  3. Önce kendi problemlerinize bakın, onlarınkine değil.
  4. Tek ölçü ekonomik çıkar olmamalıdır.
  5. Önceliği saptayın. Projeyi kalite, maliyet, dağıtım vs. ilkelerine dayalı olarak yürütün.
  6. Planla, uygula, kontrol et, önlem al (PÜKO) çevrimini izleyin.
  7. Doğru çözüm araçlarını kullanın.

 

Günümüzde rekabet gücü yüksek işletmelerin başarılarının temelinde toplam kalite kavramı yer almaktadır.  Toplam kalite kavramının temel unsuru olan kaizenin benimsenmesi ve işletme bünyesine adaptasyonu büyük öneme sahiptir. Kararların yalnızca yönetim tarafından alındığı şirketlerde olumlu bir sonuç vermemektedir. Burada en önemlisi bireydir. Tüm bu çalışmalar şirketlerdeki üst yönetimden işçiye kadar şirket içerisindeki her departmanın, her bireyin bu sürece dahil olması neticesinde gözle görülür gelişmeler yaşanacaktır.

 

Abdüssamet Ertem

Endüstri Mühendisi

Nokta Danışmanlık